24 Hour Party People
!f İstanbul kapsamında; 24 Hour Party People, seyircinin tercihleri sayesinde gösterimdeydi dün. Akıllı akıllı gittik, izledik. O soğukta kıçımızı dondurduğumuza değdi mi? Değdi.
Gitmeden önce sözlükten bir kaç entry okudum. Control’den sonra yavan gelir yazan olmuş. Moralim bozuldu falan. Neyse sonra toparlandım, bunu yapabilirsin Uzay dedim ve düştüm yollara. Salon hayli kalabalıktı, bu kadarını beklemezdim. Bir de koltuğum önlerde olmasaydı şahane olacaktı fakat, kader…
Film çok iyiydi, ”Madchester” ı özetlemiş. Gerek metaforlarla gerek fon detaylarıyla… Bence Control’le kıyaslanamaz, ikisinin üslupları çok farklı. 24 Hour Party People, akışta yakalamaya çalıştığı radikalliği çok iyi yakıştırmış konuya fakat evet sözlükçü arkadaşım; Controlden sonra, Ian’ı Sam Riley’den başkasına yakıştıramıyorum ben de! Zat-ı muhteremin ”On the Road” daki performansını da heyecanla beklemekteyim bu arada. Yüzeysel bi’ insanım ben kusura bakmayın anca bu kadar yazabiliyorum.
izleyin. bay bay.
Spoiler
Tony: what’s wrong with London Records?
Rob: the name, for a start..jpg)





